prens adalari rehberi
Prens Adaları Burgazada Büyükada Heybeliada Kaşık Adası Kınalıada Sedef Adası Sivriada Tavşan Adası Vordonisi Adası Yassıada

Prens Adaları Rehberi

İstanbul Adaları – Prens Adaları

Bahar aylarının yaklaşması ile birlikte özellikle İstanbulluların şehirden kaçış noktası haline gelen, hem denizi hem doğayı bir arada deneyimleyebileceğiniz İstanbul’un Adalar ilçesi,yaygın kullanılan diğer adıyla Prens Adaları, hakkında sizlere bir rehber hazırlamak istedik. Bu yazı ile birlikte sizlere Prens Adaları hakkında en detaylı bilgileri bir araya getirerek Adalar geziniz için sizlere güzel bir rehber hazırlamaya çalışacağız.Yazımızda Adalar’ın genel, tarihi, coğrafi ve politik özelliklerini bulabileceğiniz gibi ayrıca diğer tüm yazılardan farklı olarak Prens Adaları’nı oluşturan 9 adadan merkezi konumda olan Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada ve Sedef Adası gezilerinizde sizlere yardımcı olabilecek gezilecek-görülecek yerler, tarihi yerler, gezi rotaları, yeme-içme mekânları, ulaşım, plajlar, piknik ve mesire alanları hakkında detaylı bilgiler vereceğiz.

İstanbul’un Kaç Adası Var?

İstanbul’un Prens Adaları olarak da bilinen 9 adet adası bulunmaktadır. Bu 9 adaya ek olarak 2 adet kayalık alan yine Adalar bölgesinde yer almaktadır.

İstanbul’a Bağlı Adalar Hangileridir?

Büyükada

buyukada ataturk meydani

Büyükada, gerek tarihi güzellikleri, gerek kalabalık ve her zaman renkli yaşantısıyla, gerekse Adalar ilçesinin yönetim birimlerinin burada yer alması nedeniyle Prens Adaları’nın merkezidir. Yaz veya kış, mevsim farketmeksizin yerli-yabancı tüm turistlerin ilk uğrak noktasıdır. Büyükada ilk olarak Rumların yerleştiği bir ada olması nedeniyle Yunanca adı Prinkipo olarak da bilinmektedir.

Büyükada’da Neler Yapılır?

Büyükada’da güzel bir kahvaltı

Büyükada kahvaltı yapmak için özellikle yaz aylarında eşsiz bir lokasyon. Tabiki kahvaltı denildiğinde aklınıza hemen belirli bir kafe veya yeni nesil kahvaltıcı gelmesin. Herkesin vazgeçilmezi olan peynir-simit-çay üçlüsünü Büyükada’nın yarım asırlık fırınlarından alıp manzaranın büyüsü eşliğinde deniz kenarında veya bir ağacın altında kahvaltınızı yapabilirsiniz.

Büyükada’da Ne Yenir? yazımızda daha detaylı bilgi bulabilirsiniz. 🙂

Bisiklet ile aheste bir gezi

Büyükada’da bir çok gezi rotası bulunmaktadır. İsterseniz iskeleye attığınız ilk adım ile sokakların güzellikleri arasında kaybolabilir, isterseniz de belirli rotaları takip ederek doğa ve denizin ahenkli uyumunu Büyükada’nın el değmemiş manzaralarında yakalayabilirsiniz. Büyük Tur ve Küçük Tur olarak adlandırılan iki ayrı ve tanımlı gezi rotasına sahip olan Büyükada, yürüyerek veya bisiklet ile size tüm güzelliklerini sunmaktadır. Vapur veya motor yolculuğunuz sırasında daha karaya ayak basmadan doğanın ve denizin güzelliği sizleri kendine hayran bırakacaktır. Adayla temas ettiğiniz ilk anda siz karşılayan Büyükada Vapur İskelesi adanın tarihi güzellikleri ile ilgili size fikir vermeye başlayacaktır. Büyükada’nın sokaklarına karışmaya, ona dokunmaya başladığınız anda keşfedilecek birçok yer olduğunun heyecanı saracaktır içinizi. Bisiklet ve yürümek Büyükada için en güzel ulaşım yöntemleridir, zira Büyükada en çok faytonun bulunduğu, en çok fayton kazasının yaşandığı ve atların ölümünün en çok yaşandığı adadır.

Aya Yorgi Manastırı ve Yüce Tepe

Büyükada denilince akla gelen ilk simgeler biri de Aya Yorgi Manastırı’dır. Gerek tarihi, gerekse de Prens Adaları’nın en yüksek tepesi olan Yüce Tepe’de yer alıyor olması Aya Yorgi Manastırı’nı Büyükada için eşsiz kılar. Yüce Tepe 202m yüksekliği ile eşsiz bir manzaraya sahiptir ve tüm diğer adaları buradan gözlemlemek mümkündür. Yüce Tepe Kır Gazinosunda manzaraya karşı soluklanmanın, patates kızartması, köfte ve ya sucuk yemenin, burada bir keyif çayı-kahvesi içmenin tadı bir başkadır.

Büyükada’da ne yapılır? yazımızı incelemek ister misiniz? 🙂

Avrupa’nın en büyük ahşap yapısı: Rum Yetimhanesi

 1964 yılından beri kullanılmayan ve günümüzde atıl vaziyette bulunan Avrupa’nın en büyük dünyanın ise ikinci büyük ahşap yapısı Rum Yetimhanesi görülmesi gereken bir yapı. Rum Yetimhanesi yılların verdiği yorgunluk ve özellikle de 1980 yılında çıkan yangın ile bir hayli hasar görmüş durumdadır. Ziyaret etmenin mümkün olmadığı ancak dışardan görüntüsünün bile büyüleyici olduğu bu yapıyı mutlaka görmelisiniz.

Büyükada Rum Yetimhanesi hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için okuyun! 🙂

Adalar’ın tarihine kısa bir bakış: Adalar Müzesi

Aya Nikola bölgesinde yer alan Adalar Müzesi Prens Adaları’nın oluşumundan günümüze kadar geçirdiği evreleri, kısa sürede ve kapsamlı bir şekilde sizlere aktarabiliyor. Ayrıca kalıcı serginin yanında Adalı sanatçıların süreli ve geçici sergileri de burada zaman zaman yer almakta.

► Büyükada’da konaklamak istiyorsanız Büyükada Otel ve Büyükada Pansiyon yazımıza göz atabilirsiniz. 🙂

Büyükada’nın renk renk sokaklarında yürüyüş

Büyükada’da birçok süslü ve ihtişamlı köşk, begonvillerle donanmış birçok bahçe, tarihin önemli şahitleri olan cami, kilise gibi ibadet mekanları bulunmaktadır. Özellikle yaz ve bahar aylarında yapacağınız kısa bir yürüyüş bile sizleri yeni yeni süprizler ile karşılar.

Büyükada’nın serin sularında ferahlamak

Büyükda havaların ısınması ile birlikte deniz sezonunu açar. Büyükada diğer tüm Adalar ilçesinde olduğu gibi mavi bayraklı plajlara sahiptir. Mavi bayrak Büyükada sahillerinin temiz olduğunu göstermektedir. Denize girmek için bir çok plaj alternatifinin bulunduğu Büyükada’da vapur ve motor iskelesinin bulunduğu bölgeden kalkan yolcu motorları ile ulaşmak mümkündür. Bu plajların ücretli olduğunu hatırlatmakta yarar var. Dilerseniz uygun gördüğünüz, denize girilmemesi konusunda her hangi bir uyarının bulunmadığı bir sahil kenarından da denize girmeniz mümkündür.

Büyükada Plajları yazımızdan daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. 🙂

Heybeliada

heybeliada iskelesi

Heybeliada Prens Adaları’nın Büyükada’dan sonra, yüzölçümü ve nüfus yoğunluğu bakımından en büyük ikinci adasıdır. Ayrıca Büyükada’ya hemen komşu konumda bulunur. Heybeliada da tıpkı Büyükada gibi isimini coğrafi özelliğinden, uzaktan bakıldığında bir heybeyi andıran görüntüsünden almıştır. Heybeliada ziyaret edilebilecek en güzel adalardan biridir. Genellikle günübirlik geziler için tercih edilebilir fakat konuaklama imkanı da sunulmaktadır.

Heybeliada’da Neler Yapılır?

Heybeliada’da lezzetli bir kahvaltı deneyimi

Tertemiz doğanın içinde, mis gibi havada güzel bir gezinin öncesinde enerji almak ve güne güzel başlamak için kahvaltı şart. Heybeliada ise oldukça çeşitli ve keyifli kahvaltı imkanları sunuyor. Farklı kültürlere ait tadabileceğiniz lezzetlerle dolu kahvaltıcılar sizleri bekliyor. Mimosa Cafe, Cafe Gencay, Deniz Cafe,Perili Köşk bunlardan yalnızca bazıları. Her biri birbirinden farklı ve nefis lezzetler sunan mekanlara uğramadan Heybeli’den ayrılmayız deriz. 🙂

Heybeliada’da sakin ve keyifli bir tarihi mekanlar gezisi

Birçok farklı kültüre ev sahipliği yapan Heybeliada’da şehrin gürültüsünden uzakta bir gezi size iyi gelecektir. Bunun için hem tarihi yapılar hem de oldukça keyifli atmosferi ile Heybeliada en güzel noktalardan bir tanesi. Aya Yorgi Uçurum Manastırı, Ayios Nikolaos Kilisesi, Rum Ortodoks Ruhban Okulu, Heybeliada Sanatoryumu, Heybeliada Deniz Harp Okulu bunlardan yalnızca birkaçı.. Heybeliada’nın doğa ile iç içe olan atmosferinde tarihi yapılar arasında bir geziye çıkıp muhteşem fotoğraflar çekebilirsiniz.  Ayrıca adada İsmet İnönü Evi’de bulunmaktadır. 1924 yılında İsmet İnönü, rahatsızlığı üzerine burada istirahat etmiştir. Günümüzde ise müze olarak ziyaretçilere açıktır. 

Heybeliada’da konaklama fırsatı

Heybeliada, birçok güzelliğinin yanında, gezisini günübirlik bitirmek istemeyenlere konaklama imkanı da sunuyor. Her bütçeye uygun otel ve pansiyonlarıyla  isterseniz birçok alternatiften yararlanabilirsiniz. Bu seçeneklerin içerisinde restore edilmiş köşklerde kalma fırsatı da var.. Heybeliada’da güzel bir tatil için Kuleli Köşk Otel, Perili Köşk Butik Otel, L’isola Konukevi ve Merit Halki Palas gibi birçok şahane alternatif sizleri bekliyor.

Heybeliada Otel ve Heybeliada Pansiyonlar listemize göz atın. 🙂

Heybeliada plajlarında denizin keyfini çıkarmak

Haftasonu ya da tatil planınızda heybeli ada varsa suyun tadını çıkarmadan geri dönmeyin deriz. Yeşil ve mavinin arasında güneşin tadını çıkarmak için Heybeliada’da oldukça güzel ve herkese uygun plajlar mevcut. Daha çok işletmeler tarafından yönetilen plajlarda giriş ücretleri çoğunlukla 30 – 50 tl arasında.

Heybeliada Plajları listesini bu link üzerinden detaylı inceleyebilirsiniz. 🙂

🐈 Kısacık bir not: Özellikle de yaz aylarında kapımızın önüne sevimli dostlarımız için bir kap su koyalım. 🐈

Burgazada

burgazada sahil manzara

Prens Adaları’nın üçüncü en büyük adası olma özelliğini taşıyan Burgazada, İstanbulluların bir diğer gezi tercihi. Adalar’ın içinde büyüklük bakımından üçüncü gelir. Adanın en bilinen isimleri, tarihin farklı dönemlerinde kullanılmış Antigoni, Castrum, Panarmos’tur. Hepimizin hafızalarında belki de 2003 Burgazada yangını ile kazınmıştır fakat daha sonra yeşillendirme çalışmaları ile Burgazada’nın doğası tekrar canlandırılmıştır. Ayrıca ilerde de değineceğimiz gibi… Burgazada’da Sait Faik Abasıyanık’ın bir zamanlar evi olan müzeyi ziyaret etmelisiniz!

Burgazada’da Neler Yapılır?

Burgazada’da güzel bir kahvaltı

İskelede bulunan lokanta ve kafeleriyle gününüze en güzel lezzetlerle devam edebilirsiniz. Burgazada’nın en popüler lokantalarından biri ise Kalpazankaya’da bulunmaktadır. Gezinizi güzel bir manzara eşliğinde istediğiniz şekilde keyiflendirebilirsiniz.

Burgazada konaklama

Burgazada gezinizi birkaç gün uzatmak mı istiyorsunuz? Burgazada’da turizm açısından konaklama imkanı da mevcut. Adanın içerisinde çeşitli ve her bütçeye uygun butik otel ve pansiyonlar bulunmaktadır.

Burgazada Otel ve Burgazada Pansiyonları hakkında detaylı bilgi için tıklayın! 🙂

Burgazada’nın tarihi mekanları

Burgazada yalnızca şehirden uzaklığı ve sakinliği ile değil, içinde bulunan tarihi mekanlar açısından da oldukça önemli ve güzide bir yer. Prens Adaları’nın tarihi yapılar ile dolu olduğunu biliyoruz. Peki Burgazada hakkında neler biliyoruz? Burgazada’da Türkiye’nin ilk özel hayvanat bahçesi bulunuyor.

Tabii hayvanat bahçelerinin, küçük ve büyük dostlarımıza verdiği zarardan dolayı lütfen gitmemeyi tercih edelim.

Bir diğer tarihi mekan seçeneği Hristos Manastırı. Bu manastır Sultan IV Murad yıktırmış ve burada 11. Yüzyıla ait sikkeler bulunmuş. 1828’de Yunan isyanında adı geçen Burgazadalı Hurmuzis kalıntılar ile bir şapel ve ev inşa ettirmiştir. Hurmuzis, ölümünden sonra kilisenin yanına gömülmüş, isterseniz Burgazada’da kiliseyi ziyaret edebilirsiniz.

Burgazada içinde bulunan tarihi yapıları, köşkleri, tarihi ibadethaneleri, lokantaları ve muhteşem doğasıyla ziyaretlerinize açık.

Burgazada plajları

Burgazada’nın eski ve en bilindik plajı, vapurdan indikten sonra hemen sol tarafta yaklaşık 10 dakikalık mesafede. Adada keyifli bir gezintiden sonra denizde ferahlayabilirsiniz.

Burgazada Plajları yazımızdan daha detaylı bilgi alabilirsiniz. 🙂

Sait Faik’in Adası: Burgazada

Burgazada’dan bahsedilir, Sait Faik Abasıyanık unutulur mu? Türk edebiyatının önemli öykücülerinden Sait Faik, hayatının bir bölümünü Burgazada’daki evinde geçirmiş ve hikayelerinin büyük çoğunda Prens adaları ve özellikle Burgazada önemli bir yer tutmuştur.

Sait Faik’in hikayelerine kısa bir yolculuk için mutlaka Burgazada’yı ziyaret edin. 🙂

Kınalıada

kinaliada sahili

Prens Adalarının en büyük dördü arasından en küçüğü olan Kınalıada, İstanbul’a en yakın konumda bulunur. Prens Adaları’nın arasında iklimi diğerlerine göre daha sert olan adanın zenginliği maden ve taştır. Kınalıada’nın bilinen özelliklerinden bir tanesi de Bizans döneminde yaptırılan sürgünlerin çoğunun buraya olmasıdır. Adaya, 1800’lü yıllardan itibaren çoğunlukla Ermeniler yerleşmiştir. İstanbul’a en yakın ada olması ile tercih edilen Kınalıada’da bir gezi yaparak temiz havanın tadını çıkarabilirsiniz.

Kınalıada’da Neler Yapılır?

Kınalıada’da konaklama imkanı

İsterseniz günübirlik olarak gezebilir, isterseniz güzel bir haftasonu tatili yapabilirsiniz. Bunun için Kınalıada’da her bütçeye uygun bütik oteller ve pansiyonlar mevcut.

Kınalıada Plajları yazımıza buradan göz atabilirsiniz! 🙂

Kınalıada ve tarihi mekanlarını kaçırmayın

Kınalıada yeşil bir atmosfere sahip olmasa da oldukça zengin bir tarihi mekan merkezi. Yoğun bir doğa içinde bulunmayacaksanız fakat tarihi yapılar sizi içine çekecek. Ada populasyonunun çoğunlukla Ermeni ve Rumlardan oluşması yapıların çeşitliliğini de etkilemiş. Özellikle kilise gezebileceğiniz Kınalıada’da Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi, Neresyan Ermeni mektebi, Ortodoks Panayia Kilisesi, Rum ilkokulu var. Ayrıca Türk ilkokulu ve Kınalıada Camii’de bu yapılar arasında. Farklı kültürleri bir arada görmek için kaçırılmaz bir fırsat Prens Adaları’nın dördüncüsü Kınalı’ya gitmek. 🙂

 Metamorfosisi manastırı ve Kilisesi

Bir diğer ismi Yukarı Manastır olan bu yapı bir dönemde Rum Kız Yetimhanesi olarak kullanılmıştır. Bahçesinde beş sarnıç bulunmaktadır. İmparator Romen Diyojen’in sürgüne gönderildiği yer olarak bilinmektedir.

Kınalıada gezinizde dinlenme durakları

Ağaç bakımından zengin sayılmayan Kınalıada’nın geziniz sırasında oturabileceğiniz restorantları ve kafeleri bulunmakta. Geziniz sırasında isterseniz bu restorantlarda mola verebilir ve günün keyfini bahöeli kafelerde çıkarabilirsiniz.

Kınalıada plajları

Kınalıada, ücretsiz halk plajına en çok sahip olan adalardan. İskelenin sağ ve sol tarafı halkın denize girebilmesi için ayrılmış durumda. Plaj için gerekli olan temel hizmetler ücret dahilinde. 

Yalnızca halk plajı değil, tercih edenine özel plajlar da bulunuyor. Özel işletmelerin yönettiği Kumluk plajı, Köseoğlu Plajı, Ülker Plajı, Kınalıada Plajı ve Ayazma Plajı Kınalıada’da bulunan özel plajlar ve giriş ücretleri işletmeye göre değişiyor..

Sedef Adası

sedefadasi elio club

Prens Adaları’nın yerleşime açık olan en küçük adasıdır. Osmanlı döneminde Ferit Ahmet Paşa tarafından alınıp tarım amacıyla kullanıma açılmıştır. 2000 adet zeytin ağacı, 5000 enginar kökü dikilen Sedef Adası’na 1958 yılından itibaren yerleşim imkanı sağlanmıştır. Adanın en dikkat çekici özelliklerinden biri, 4’te 3’ünün özel mülkiyet olmasıdır. Sedef adasının çoğu özel mülkiyet sayıldığından, ada sakinlerinden başkasının bu alanlara girişine izin verilmiyor.

Sedef Adasında Aktiviteler: Sedef Adasında gezip görülecek bir alan yok, buna rağmen 3 Adet plajı bulunmaktadır. İsterseniz halk plajında denize girebilirsiniz. Bunun dışına adada yürümek ve sessizliğin içinde fotoğraf çekmek sizin için ikinci ve son aktivite olacaktır.

Sedef Adası İşletmeleri:  Ada işletmesi ise 2 adet, club Sedef ve Elio Sedef.

Sedef Adası Plajları yazımızdan daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz. 🙂

Yassıada

yassıada imara acilmasi sonrasi

Bizans zamanından kalma zindanların günümüzde uzaktan da görülebildiği bir adadır. Cumhuriyetten önce kişiler arası satışa çıksa da Cumhuriyet itibariyle ada devlete kalmış ve Deniz Kuvvetleri Yedek Subay Okulu açılmıştır. 1960 ihtilalinde devrik iktidar bu adada yargılanmıştır. Okulda son defa açılan Su Ürünleri Fakültesi iki yıllık süre için adada faaliyet gösterse de adadan daha sonra taşınmış ve ada terk edilmiş durumda kalmıştır. 2013 yılında, İstanbul İl Genel Meclisi kararıyla Yassıada’nın ismi “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olarak değiştirilmiştir. 18 Nisan 2013 tarihinde çıkarılan bir torba kanun ile Yassıada ile Sivriada’nın imara açılabilmesini kapsayan bir takım hükümler getirilmiş ve 14 Mayıs 2015’te temel atma töreniyle Yassıada’da yapılaşma ve betonlaşmaya başlamıştır.

Sivriada

sivriada

Şekil itibariyle dik ve sivri bir kaya parçası olduğundan Sivriada ismi kullanılmaktadır. Üzerinde herhangi bir yerleşim yeri bulunmamaktadır. Deniz içinde yükselen bir tepenin uzantısı olmakla beraber, denizden yüksekliği 90 metredir. Adanın güneyinde yalnızca küçük bir liman bulunmaktadır. Ada üzerinde yalnızca 10. Yüzyıldan kalma bir manastırın kalıntıları kalabilmiştir. Ada, hafızalara birçok hayvanseveri derinden üzen, 1911 yılında İstanbulda dolaşan başıboş köpeklerin adada açlığa, sıcağa ve susuzluğa terkedilmesi ile kazınmıştır.

🐈 Kısacık bir not: Özellikle de yaz aylarında kapımızın önüne sevimli dostlarımız için bir kap su koyalım. 🐈

Tavşan Adası

tavsanadasi

İstanbul adalarının en güneyinde yer alan ve İstanbul’a en uzak olan adadır. Ada oldukça küçük bir kaya parçasıdır, üzerinde yerleşim yoktur. Ağaçlık değil, kaya parçasıdır; 40 metre yüksekliğinde bir tepe bulunmaktadır. Haritalardaki ismi Balıkçı Adası olmasına rağmen, tavşan bolluğundan adaya Tavşan Adası denilmektedir.

Kaşık Adası

kasikadasi

Burgazada’nın hemen doğusunda bulunan Kaşık Adası özel mülkiyete aittir. Kaşık Adası, şekli itibariyle ismini kaşıktan alsa da eski adı Pita’dır. Adanın sahip oldukları arasında basit bir iskele ve iki küçük ev vardır. Adada herhangi bir tarihi kalıntı ya da turizm imkanı bulunmamaktadır.

Adalar İlçesi Hakkında Genel Bilgiler

Adalar İstanbul’un Anadolu yakasında bulunmaktadır. Anadolu yakasının güneyinde, Marmara Denizi’nin ise kuzeydoğusunda yer alan ve Prens Adaları olarak da bilinen Adalar, Bostancı semti ve Kartal ilçesinin karşına serpiştirilmiş 9 ana ada ve 2 kayalık alandan oluşmaktadır. Bu 9 adadan 5 tanesinde (Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada ve Sedefadası) sürekli ve düzenli yerleşim bulunmaktayken, Kaşık Adası’nda sınırlı Hayrsızadalar olarak anılan Sivriada, Yassıada  ve de Tavşan Adası’nda ise sürekli ve düzenli yerleşim bulunmamaktadır.

Yassıada için yapılan düzenleme ile yapılaşma başlatılmıştır ve ilerleyen zamanlarda Yassıada’da da yerleşim yerleri bulunacaktır.

İstanbulun İnci Köşesi…

Adalar, günümüzde büyük yerleşim yerlerine oranla kısmen el değmemiş tabiatı, çam ağaçları ile örtülmüş, çeşit çeşit kır çiçekleri ile süslenmiş ormanları, sokaklarındaki begonvil ve zambak ağaçlarının büyülü güzellikleri ile İstanbul’un inci köşesidir. Adım attığınız her sokakta neredeyse 20 asırlık bir tarihin üzerinde olduğunuzu unutmamalısınız. Tarih boyunca taht ve taç kavgaları arasında sürgüne gönderilen ihtişamlı imparatorlarının sefalet içinde hayatını kaybettiği, manastırların, kalelerin, işgallerin yaşandığı, tarihin büyük bölümünün dün gibi ayakta kaldığı Marmara’nın cennet parçasıdır Prens Adaları

Adalar İlçesinin Merkezi Neresidir?

Adalar’ın merkezi Büyükada’dır. Kaymakamlık, belediye ve diğer tüm kamu birimleri Büyükada’da yer almaktadır. Prens Adaları 5 mahalleden oluşmaktadır. Büyükada’da diğer adalara nazaran yoğun nüfus nedeniyle Maden ve Nizam olmak üzere iki mahalle bulunurken diğer adalarda mahalleler Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada olmak üzere adaların isimleri ile anılmaktadır.

Prens Adaları Nerede ve Nereye Bağlı?

Prens Adaları İstanbul iline bağlıdır ve İstanbul’un Anadolu yakasındaki yerel yönetim faaliyetleri Adalar Belediyesi tarafından yönetilmektedir. Prens Adaları, Marmara denizinin kuzeybatısında; Kadıköy’ün Bostancı semti, Maltepe, Kartal ve Pendik ilçelerinin karşısında yer alan 9 ada ve 2 kayalık alandan oluşmaktadır.

Prens Adaları’nın Diğer İsimleri Nelerdir?

Adalar ilçesi tarih boyunca birçok farklı uygarlığa ev sahipliği yapmış, tarihsel serüveni boyunca kimi dönemlerde stratejik ve doğal güzellikleri dolayısıyla önemli bir konum olarak görülmüştür.  Bu durum tarih boyunca Adalar’ın birden çok isimle anılmasına neden olmuştur.    

  • Pityusa
  • Kızıladalar
  • Papaz Adaları
  • Kadıköy Adaları
  • Ruh Adaları
  • Evliya Adaları
  • Keşiş Adaları
  • Bahtiyar Adaları
  • Dev Adaları
  • Cin Adaları
  • Halka Adaları
  • Marmara Adaları
  • Çamlı Ada

Prens Adaları

Adalar ilçesinin genel olarak tüm batı Batı medeniyetlerince bilinen adı Prens Adaları olup bir diğer tarihsel adı “Pityusa”dır. Prens Adaları olarak anılmasının nedeni Roma ve Bizans İmparatorlukları zamanında aristokrat kesimin ve prenslerin Adalar’a sürgüne gönderilmesidir.

Papaz Adaları ve Kızıladalar

Bizans İmparatorluğu döneminde “Papaz Adaları” olarak anılan Adalar ilçesine Osmanlı döneminde kırmızıya çalan toprak renginden dolayı “Kızıladalar” deniliyordu.

Kadıköy Adaları

Antik Yunan’da bir klasik dönem filozofu olan ve Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri olarak görülen Aristoteles (Ἀριστοτέλης Aristotélēs) ya da kısaca Aristo, Adalar ilçesinden “Kadıköy Adaları” olarak bahsetmektedir.

Ruh Adaları

İngiliz Mimarlar Kraliyet Enstitüsü (Royal Institute of British Architects) (RIBA)  kurucu üyesi İngiliz mimar, sanatçı ve topografik illüstratör Thomas Allom Prens Adaları’ndan “Ruh Adaları” olarak bahsetmektedir.

Evliya Adaları ve Keşiş Adaları

Avusturyalı tarihçi, diplomat ve Doğu bilimleri uzmanı Joseph von Hammer-Purgstall tarafından Bizans manastırlarındaki keşişlere itafen Adalar “Evliya Adaları” olarak anılmıştır. Yine bu izleri takip eden Müze-i Hümayun’un Osman Hamdi Bey’den önceki Alman müdürü, tarihçi Philipp Anton Dethier Prens Adaları’ndan “Papadonissia” yani “Keşiş Adaları” olarak bahsetmektedir.

Bahtiyar Adaları ve Devler Adaları

Skarlatos Byzantios’un 1862 yılında yazdığı ‘İstanbul’ adlı eserde Prens Adaları’ndan “Bahtiyar Adaları” olarak bahsetmiştir. Adalar Grekler tarafından “Devler Adaları” olarak adlandırıldı.

Cin Adaları ve Halka Adaları

Hristiyanlığın kabulünden önce, Greklerce, bilinen en eski adı “Demonisia” yani Cin Adaları’dır. Ayrıca coğrafi konumu ve adaların yerleşimi dolayısı ile bazı kaynaklarda “Halka Adaları” olarak da anılmaktadır.

Marmara Adaları ve Çamlı Ada

Adalara; Romalı tabiat bilgini Plinius tarafından “Propontidas”, “Marmara Adaları” adı verilmiştir. Yunanlı filozof Artemidoros tarafından Adalar “Pitiusa” yani “ Çamlı Ada” olarak adlandırılmıştır.

Adaların Yunanca adları şöyledir;

  • Büyükada (Πρίγκηπος/Prinkipos)
  • Heybeliada (Χάλκη/Halki)
  • Burgazadası (Αντιγόνη/Antigoni)
  • Kınalıada (Πρώτη/Proti)
  • Sedefadası (Τερέβινθος/Terebinthos, modern Yunanca: Αντιρόβυθος/Antirovithos)
  • Yassıada (Πλάτη/Plati)
  • Kaşıkadası (Πίτα/Pita)
  • Sivriada (Οξειά/Ohia)
  • Tavşanadası (Νέανδρος/Neandros)

Adalar’ın Tarihçesi

buyukada eski fotografi

Adalar; diğer adıyla Prens Adaları ile ilgili tarihin derin sayfalarına inildiğinde karşımıza çıkan ilk veri Makedonya Kralı Büyük İskender’in komutanlarından,  Antigonos hanedanına mensup ve Antigonos’un oğlu olan Demetrios Poliorketes’in MÖ 298’de, Burgazada üzerinde babasına ithafen bir kale inşa ettirmesidir. Demetrios Poliorketes, ayrıca, o dönemdeki adı Panormos Türkçe karşılığı “Emin Liman” olan Burgazada’nın ismini Antigoni olarak değiştirmiştir.   

Adalar hakkında, diğer erken kaynaklara ise Hristiyanlar tarafından kurulan manastırlarla ulaşılmaktadır.  Tarihçilerin 8. yy.’da bahsetmeye başladığı manastırların, Adalarda daha önce Roma İmparatorluğu tarafından inşa edilen tapınakların üstüne inşaa edildiği de kaynaklarda yer almaktadır.

Doğu Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Constantinus’un (I. Konstantin) 13 Mayıs 330 tarihinde imparatorluğun Roma’dan yönetilemeyeceği gerekçesi ile Byzantion şehrini, yani bugünkü İstanbul’u, başkent yapması ile Adalar hakkındaki ilk kesin kaynaklar ortaya çıkmıştır.

Constantinus (I. Konstantin) Doğu Roma İmparatorluğu’nu Hristiyanlık dinine geçirmiş olması dolayısı ile sonra Adalar manastırlar ve tapınaklar bölgesi olarak kullanılmıştır. Daha sonraları Bizans İmparatorluğu döneminde yapılan tüm dini yapıların Doğu Roma İmparatorluğu döneminde yapıların üstüne inşa edildiği bilgilerine ulaşılabilmektedir.

Adalar Bizans tarihinde yerini almaya Bizans İmparatoru I. Justinianos’un yerine geçen II. Justiniaos’un (56 5 – 578) adaların en görkemlisi olarak olarak görülen Büyükada’nın doğru kıyılarında bulunan ve günümüzde Maden Mahallesi, Selvili Mevkiinde bulunan bölgenin altında bir saray ve manastır inşa etmesi ile başlar. İstanbul Adaları’nın “Prens Adaları” olarak anılmasının nedeninin bu saray olduğu rivayeti de bulunmaktadır.

Ayrıca Doğu Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu dönemlerinde aristokratlar ve İmparatorluk soyu mensupları Adalar’a sürgüne gönderilmiştir. Adalar’ın anakaraya yakınlığına göre Kınalıada’nın daha sık kullanıldığı ve kimi zaman sürgüne gönderilen soyluların burada çeşitli işkencelere uğradığından da kaynaklarda söz edilmektedir.

Adalar ilçesinin 9 adasından biri olan Kınalıada ayrıca tarihte önemli bir yere sahip olan, 1068 ile 1071 arasında hüküm süren Bizans İmparatoru IV. Romanos bilinen adıyla Romen Diyojen’in sürgüne gönderilmesi ile anılmaktadır. 26 Ağustos 1071 Malazgirt Meydan Muharabesi’ndeki yenilginin ardından Diyojen’in yerine Bizans İmparatorluğu’nun başına geçen VII. Mihail Dukas, Romen Diyojen’in gözlerine mil çektirerek Kınalıada’ya sürgüne göndermiştir. Romen Diyojen 4 Ağustos 1072 tarihine kadar burada yaşamış ve hayatını burada kaybetmiştir.

Adaların tarihindeki ilk ve tek önemli olay sadece bununla sınırlı kalmamaktadır. Adalar 960 yılında Rus Kazak korsanların, 1182 yılında Latin korsanların saldırısına uğramış ve yağma edilmiştir. 1204 yılına gelindiğinde IV. Haçlı seferine çıkan Latinler, Venedik düşesi Dandolo’nun Adalar halkının zengin ve toprak sahibi olduğu söylemiyle Adaları yağmaya teşvik edilmiştir. 1302 yılında Eğribozlu ve Giritli korsanlar Adaları yağma etmişler ve hatta dönemin önemli keşişlerini bile rehin almışlardır. 1348 yılında ise Ceneviz ve Bizans donanmaları adalar açıklarında savaşmışlardır. 1402 yılında Yıldırım Bayezid’ın oğlu Musa Çelebi ile Yassıada açıklarında, 1391 ile 1425 arasında Bizans İmparatorluğu yapmış olan II. Manuel Paleologos arasında bir deniz muharebesi yaşanmıştır.

Bizans İmparatıorluğu için önemli bir stratejik konum olan Prens Adaları’nın en büyüğü olan Büyükada’da, birincisi Ayanikola mevkiinde, ikincisi Pirgos olarak anılan bölgede ve üçüncüsü ise Aşağıkuyu olarak adlandırılan bölge olmak üzere 3 adet kale inşa edilmiştir. Pirgos mevkiinde inşa edilen kalenin günümüzde enkazı dahi bulunmamaktadır.

İstanbul Adaları; Fatih Sultan Mehmet komutasındaki İstanbul’un Fethi sırasında, Baltaoğlu Süleyman Bey komutasındaki 30 kadırgadan oluşan bir donanma ile Kınalıada’dan başlayarak tüm adalar fethedilmiştir. Fetih sırasında Baltaoğlu Süleyman Bey tarafından Büyükada kalesine bayrak çektirilmiş ve böylece 17 Nisan 1453 günü tüm İstanbul Adalar’nın fethi gerçekleşmiştir. Fetih sonrasında Adalarda bulunan manastırların boşaltılması ile burada yaşayanlar İstanbul’a göç etmiştir.

16 . Yüzyılda Büyükada’da Prinkipo ve Karia adlı iki köy yerleşmesi bulunmakta idi. 1545’de Adaları gezen ünlü Fransız gezgin Pierre Gilles Adalar halkının balıkçılıkla geçinen Karia köyünden bahsetmektedir.

Ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi 1641’de Prens Adalan’nı ziyaret etmiş ve Seyahatname adlı eserinde, bu İstanbul Adaları’nda sayısı 100-200 haneyi geçmeyen, içinde bağ-bahçe bulunan ve sakinlerinin zengin balıkçı reislerinden oluşturğu köylerin bulunduğununu belirtmektedir.

17. yüzyılda yaşamış olan Osmanlı tarihçisi Eremya Çelebi Kömürcüyan 1653’de, seyahatnamesinde, İstanbul Adaları’nı bazılarında keşişlerin yaşadığı, hoş ve ikamet edilebilir istirahat bölgeleri olarak tanımlamaktadır.

1925 yılında Prens Adalarını ziyaret eden ve Prens Adaları hakkında bir eser yazan Haçlı Seferleri ve Bizans İmparatorluğu döneminde uzmanlaşmış bir Fransız tarihçi olan Gustave Léon Schlumberger ise, deniz kıyısı boyunca kahvelerden oluşan, hayat ve hareket dolu bu alanın arkasında çeşitli güzellikteki süs bitkileriyle donanmış, yamaçlara kadar çıkan gösterişli köşk ve evlerden bahsetmektedir.

1828 yılı öncesine kadar İstanbul Adaları’na ulaşım Tophane İskelesi’nden kalkan pazar kayıkları ile 3 saatte gerçekleşirdi. İngilizlerden satın alınarak İstanbul’a 1828 yılında getirilen ilk buharlı gemiden tam 18 yıl sonra, 1846 yılında İstanbul Kadıköy’den İstanbul Adaları’na ilk vapur seferi düzenlendi. Bu sefer sabah erken saatlerde Büyükada’dan tek sefer olarak hareket ederdi ve Kadıköy’e ulaşırdı. Akşam ise bu sefer Kadıköy’den Büyükada’ya tek sefer olarak yapılırdı. 1861 senesinde kurulan Fevaid-i Osmaniye, devlet tarafından kurulan resmi bir vapur işletme idaresi olarak hayata geçirildi ve tersanden devredilen iki küçük vapur ile Prens Adaları- Kadıköy arasında seferler başlatıldı. İlerleyen dönemlerde kullanılamaz hale gelen bu vapurların yerine 3 yeni İngiliz gemisi siparişi verildi ve bu süre zarfında seferler Şirket-i Hayriye’ye devredildi. 1875 yılında ise tersaneden devredilen 2 küçük vapur yerine alınan 3 adet yeni İngiliz gemisi ile seferler devam etti ve seferleri tekrar devralan Fevaid-i Osmaniye’nin adı, devrin hükümdarı Sultan Abdülaziz’e ithamda bulunarak İdare-i Aziziye olarak değiştirilken, 1876 yılına gelindiğinde yaşanan olaylardan sonra bu isim İdare-i Mahsusa oldu.

1885 yılında vapur seferlerinin iyiden iyiye yoluna girmesi dolayısıyla, Adalarda oteller ve köşkler inşa edilmiş, kiliseler ve masatırlar onarılmıştır. 10 Temmuz 1894’de İstanbul’da meydana gelen büyük deprem sırasında Adalarda çok büyük hasar görmüştür.

İdare-i Mahsusa, halk tarafından yolsuzlukla anılan bir kurum haline gelince seferler tekrar Şirket-i Hayriye’ye devredildi ve 1912 yılında tamamen kapatılarak Seyrisefain adlı yeni bir denizyolları idaresi kuruldu ve Adalar seferleri Seyrisefain’e devredildi. Seyrisefain günümüz Devlet Denizyolları ve Liman İşletmeleri’nin temel taşı olarak görülen bir kurumdur.

I. Dünya Savaşı sırasında düşman güçler tarafından işgal edilen İstanbul’dan sonra 1918 yılında İstanbul Adalar da işgal edilmiş ve işgale son verilmesinin ardından İstanbul ile birlikte Prens Adaları’da eski huzurlu günlerine dönüştür.

Prens Adaları’nın Coğrafi Özellikleri

İstanbul Adaları bağlı bulunduğu İstanbul kentinin bir parçası olarak düşünülse de günümüzden milyonlarca yıl önce kayaç sistemlerin oluştuğu Devoniyen Dönem olarak adlandırılan jeolojik zaman diliminde Kocaeli yarımadası’ndan kopmuştur. Kocaeli yarımadasından kopan Prens Adaları’nın Marmara Denizi’ndeki yolculuğu İstanbul kıyılarına kadar sürmüş ve Adalar Marmara Denizi’ndeki bugünkü güzel ve ihtişamlı yerini almıştır. Marmara Denizi’nin kuzeydoğusunda bulunan İstanbul Adaları, adeta bir gerdanlık gibi İstanbul’un Anadolu yakasını süsler.

Prens Adaları anakaraya deniz altında derin olmayan bir kara parçası ile bağlıdır. Bu kara parçaları kimi yerlerde o kadar sığdır ki bu bölgeler deniz faaliyetleri bakımından tehlike arz eden sahalar yaratmaktadır. Adalara yaptığınız seyahatler sırasında yolculuğunuzu güzelleştiren manzaralar yaratan deniz, Batmak Fener ve Vartanos Fener olarak adlandırılan deniz fenerleri tarafından tehlikeli bölgeler simgelenmektedir.

Adalar ilçesi Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada, Sedefadası, Kaşıkadası, Yassıada, Sivriada ve Tavşanadası’ndan oluşan 9 adayı kapsar. Prens Adaları’nın toplam büyüklüğü yaklaşık 16 km2 iken bu alanın yaklaşık 5.4 km2’si yapılaşmış alandır. Geri kalan alanlar ise ormanlık, makilik, kayaç alanlar olarak karşımıza çıkar. Adalar’ın kayaç bir yapıya sahip olması nedeniyle toprak derinliği ortalama 20 cm ile oldukça düşüktür. Toprak alanın hemen altında kayalık bir tabaka yer almaktadır. Adaların üstten kuş bakışı görünümleei oldukça sadedir. Kıyılarında girinti oldukça az ve tepeleri gözle görülebilecek kadar sadedir.

Adalar deprem riski yüksek bir bölge olarak gösterilmektedir. Marmara denizi altından geçen Kuzey Anadolu fayının kuzeyinde yer almakta olan Adalar, Doğu yönlü olan bu aktif faydan etkilenmektedir. Ancak İstanbul’u da büyük ölçüde etkilemiş olan 1999 Marmara depreminde Prens Adaları’nda hiçbir yıkım ve can kaybı yaşanmamıştır.

İstanbul Adaları toprak yapısı bakımından kırmızı renge çalan killi ve kireçli bir yapıdadır. Adalara Kızıl Adalar denmesinin nedeni topraklarında bulunan demiroksit miktarının toprağa verdiği kızıl renktir. Hatta 1800’lü yıllarda Prens Adalari’nın en büyük adası ve merkezi olan Büyükada’nın günümüzde Maden Mahallesi olarak adlandırılan bölgesinde demir ocakları bulunmaktaydı. Büyükadada demir ocağı dışında bir tuğla ocağı ve Adalar’ın kayaç yapısı nedeniyle hemen her adada bir taş ocağı bulunmaktaydı. Günümüzde Prens Adaları’nda aktif bir maden ve ocak bulunmamaktadır.

Adalar’ın Yüzölçümü

Adalar toplamda 10,76 km² yüzölçümüne sahiptir. İstanbul Adaları’nın en büyüğü 5,4 km² ile kendi adını hak eden Büyükada’dır. Büyükada’nın Maltepe sahiline kuş uçusu uzaklığı 2300 metredir. Büyükada’yı 2,3 km² büyüklüğü ile Heybeliada, 1,5 km² ile Burgazada, 1,3 km² büyüklüğü ile Kınalıada takip eder. Yerleşimin az olduğu veya hiç olmadığı adaların ise yüzölçümleri oldukça küçüktür. Sedefadası 0,157 km², Yassıada 0,052 km², Sivriada 0,045 km², Tavşanadası 0,010 km² büyüklüğe sahipken, Prens Adaları’nın en küçüğü 0,008 km² ile Kaşıkadası’dır.

  • Büyükada – 5,4 km²
  • Heybeliada – 2,3 km²
  • Burgazada – 1,5 km²
  • Kınalıada – 1,3 km²
  • Sedefadası – 0,157 km²
  • Yassıada – 0,052 km²
  • Sivriada – 0,045 km²
  • Tavşanadası – 0,010 km²
  • Kaşıkadası – 0,008 km²

Adaların Doruk Noktaları

Prens Adalarının en yüksek noktası Büyükada’da bulunan 202 metre yüksekliğe sahip olan Yücetepe’dir. Yücetepe’nin eşsiz güzelliği ve tüm adalara hakim yapısı burayı bir cazibe merkezi haline getirmektedir. Ayrıca herkes tarafından bilinen ve ziyaret edilen Aya Yorgi Manastırı Yücetepe’de yer almaktadır.

Yücetepe’yi 170 metre yüksekliği ile Burgazada’da  bulunan Bayrak Tepe takip eder. Büyükada’da bulunan İsa Tepesi 164 metrelik yüksekliği ile üçüncü sırada yer alırken yine Büyükada’da bulunan Nevruz Tepe 145 metre ile dördüncü sırada yer alır. Heybeliada’da 136 metre ile Değirmentepe ve Kınalıada’da 115 metre ile Çınartepesi onu takip eder. Adaların sahip olduğu bu yüksek tepelerin tümü muhteşem bir manzaraya sahip olup, fotoğrafçılar ve manzaranın tadını çıkarmak isteyen herkes için birer uğrak noktası haline gelmişlerdir.

Adalar’ın İklimsel Özellikleri

Prens Adaları genel olarak tüm İstanbul’un hemen hemen diğer her ilçelerinde karşılaşabileceğiniz bir iklime sahiptir. Adalarda kimi zaman Karadeniz’in hırçın ve hoyrat fırtınalarıyla karşılaşırken, kimi zaman ise Akdeniz’in tropikal, sıcak ve kimi zaman oldukça nemli olan iklimi sizi karşılar.
Bahar ayları ile birlikte başlayan hafif güneyli rüzgarlar İstanbul Adalarının adeta içini ısıtır. Güneyden esen rüzgarlar sahilde gezinmeyi, balkon sefası yapmak isteyenleri cezbederken, artan lodos fırtınası, bu keyfi eziyete dönüştürebilir. Lodos fırtınası, Adalara ulaşımı büyük ölçude zorlaştırır. Mayıs aylarından sonra özellikle akşamları başlayan kuzey yönlü rüzgarlar Adalar’a yaz aylarında tatlı bir serinlik getirirken yaninızda ince bir hırka olması keyfinizin kaçmamasına yardımcı olacaktır.

Özellikle ziyaretçilerin sıklıkla tercih ettiği yaz ayları gündüzleri oldukça kuraktır. Diğer yandan sakinlik ve huzuru Adaların renk renk güzelliklerinde arayan ziyaretçiler bahar ve kış ayalrında yağışla karşılaşabilirler. Adalarda kar yağışını sıcak bir çay eşliğinde izlemek, kimseciklerin adımını atmadığı bembeyaz güzelliklerin üzerinde yürümek huzuru yakalamak kadar güzel olsa da, deniz etkisi nedeniyle Prens Adalarında kar yağışı oldukça düşük seviyededir.

Adalar’ın Nüfusu

Prens Adaları turizm faaliyetleri bakımından yerli ve yabancı turistler tarafından sıklıkla tercih edilen bir yerleşim bölgesidir. Bu nedenle Adalar’ın yaz nüfusu kış nüfusuna göre farklılık göstermektedir.  18. yy.’da özellikle Fransızların Adalar’da bulunan evleri satın aldıkları ve bu evleri yazlık olarak olarak kullandıkları bilinmektedir, günümüzde hala birçok konut yazlık olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle Adalarda  yaz nüfusunda önemli bir artış görülmektedir. 

Adaların Nüfusu yazımızdan bu konu hakkında daha detaylı bilgi edinebilirsiniz! 🙂

 Adalar Belediyesi kaynaklarına göre yaz nüfusu kış nüfusuna oranla 10 kat artış gösterebilmektedir. 

MAHALLE ADI19972000200820092010
BÜYÜKADA (Sedefadası dahil)6,4187,3356,8126,9787,127
HEYBELİADA5,6235,5293,7633,893,921
BURGAZADASI1,5411,5781,2031,3921,405
KINALIADA2,5393,3382,2942,0811,868
TOPLAM (Kış)16,17117,7614,07214,34114,221

Ekonomi

395-1453 yılları arasındaki bin yılı aşkın süre devam eden Bizans döneminde adalarda yaşayan köylü halkın başlıca işi balıkçılık ve çiftçilikti. Adalarda balıkçılık faaliyetleri bilinen tüm zamanlarda devam ederken, kimi zamanlar adaların büyük ölçüde ziyaret çekmesi dolayısı ile pansiyonculuk ve otelcilik önemli geçim kaynaklarından olmuştur. Adalar turistik yönü ile öne çıkan bir ilçe olması nedeniyle uzun zamandır hizmet sektörünün öne çıktığı bir yerleşim alanıdır. Hizmet sektöründe çalışmakta olan iş gücünün neredeyse hepsi mevsimlik olarak başka ülke ve/veya şehirlerden gelenler oluşturmaktadır. Restoranlar, kafeler, hediyelik eşya dükkanlarının yoğunlukta olduğu Prens Adaları’nda sanayi izine rastlanmamaktadır. Adalarda çeşitli meslek kollarından birçok zanaatkar aktif bir şekilde bulunmaktadır. 

Adalar’a Nasıl Gidilir?

Adalar ana karaya olan yakınlıkları ile her mevsim, özellikle İstanbulluların, şehir stresinden uzaklaşmak isteyenlerin yanı başında bulunan, denizin muhteşem havası ile kısa bir yolculuk sonucu ulaşılabilecek bir konumdadır. Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada gibi nüfus yoğunluğu yüksek olan adalara İstanbul’un çeşitli bölgelerinden seferler olsa da, Sedefadası’na Büyükada aktarmalı olarak gidilebilirken, Yassıada, Sivriada, Tavşanadası ve Kaşıkadası’na sefer bulunmamaktadır.

Adalar Vapur ve Motor Saatlerini detaylı incelemek için tıklayın. 🙂

ÖNEMLİ NOT  Adalar seferleri; Adaların konumu dolayısı ile mevsim, hava koşulları ve yolcu yoğunluğuna göre değişiklik gösterebilir.  Prens Adaları yolculuğu planlayan ziyaretçilerin yola çıkmadan önce sefer saatlerini, iptal seferleri ve hava koşullarını kontrol etmeleri önemli bir konudur. Ayrıca Adalara gidecek yolcuların sefer tarifelerinin “haftaiçi ve haftasonu-bayram ayrımı”na dikkat etmelerini önermekteyiz.

Bostancı’dan Adalar’a Ulaşım

Adalar’a ulaşımda Adalılar ve ziyaretçiler tarafından en çok tercih edilen konum Bostancı’dır. Bostancı’dan gerek Mavi Marmara firmasına ait yolcu motorları, gerekse Şehir Hatları’nın vapurları ile 35 dakikalık bir yolculuk sonucu Adalar’a ulaşabilirsiniz. Büyükada ve Heybeliada gibi Adalar’ın nüfus yoğunluğu bakımından yüksek olan adalara yaz-kış sefer aralığı Mavi Marmara firmasının oldukça yüksektir. Burgazada ve Kınalıadaya olan seferler kış aylarında daha seyrektir.

Şehir Hatları vapurlarının Bostancı’dan Adalar’a olan seferleri oldukça kısıtlıdır. Yolculuğunda İstanbul’un güzel vapurlarını tercih etmek isteyen ziyaretçilerin Şehir Hatları internet sitesinden sefer saatlerini takip etmesi gerekmektedir. Özellikle Şehir Hatları tarifesinde haftasonu ve bayram günlerine lütfen dikkat edin. Sedefadası’na gitmek isteyen ziyaretçilerin Büyükada üzerinden aktarma yapması gerekmektedir. Bostancı’dan kalkan yolcu motorları önce Büyükada’ya ve sonrasında Sedefadası’na uğramaktadr. Sedefadası’nın büyük bölümünün özel mülk olduğunu ve bu alanlara girişin yasak olduğunu belirtmemiz gerekiyor.

Kartal’dan Adalar’a Ulaşım

Adalar’a ulaşımda Adalılar ve ziyaretçiler tarafından en çok tercih edilen ikinci konum Kartal’dır. Kartal’dan Prenstur firmasının tarifeli seferleri ile sadece Büyükada ve Heybeliada’ya ulaşım sağlanabilmektedir. Yaklaşık 25 dakika süren seferler ile Kartal’dan Büyükada’ya, Büyükada’dan 10 dk süren bir yolculuk ile Heybeliada’ya ulaşılabilmektedir. Sefer tarifesi yaz ve kış olarak değişiklik göstermektedir.

Kabataş’tan Adalar’a Ulaşım

Adalar ve Kabataş arasındaki seferler Dentur ve Mavi Marmara ortaklığıyla yolcu motorları ile yapılmaktadır. Yolculuk yaklaşık 1 saat 20 dakika sürmektedir. Seferlerin sadece Büyükada ve Heybeliada’ya yapıldığını hatırlatalım. Yaz aylarında oldukça fazla olan seferler, kış aylarında azalmakta, ayrıca hava muhalefetleri nedeniyle bir çok sefer aksamakta.

Şehir Hatları vapurları Adalar-Kadıköy-Kabataş seferleri ile yaz ve kış aylarının tamamında hizmet vermektedir. Kabataş’tan Büyükada ve Heybeliada dışında Burgazada ve Kınalıada’ya gitmek isteyen ziyaretçilerin Şehir Hatları Vapurlarını tercih etmesi gerekmektedir. Kış aylarında seferler azalsa da Şehir Hatları vapurları yolcu motorlarından farklı olarak tüm adalara uğramaktadır. Kabataştan kalkan vapur Kadıköy, Kınalıada, Burgazada, Heybeliada ve Büyükada rotasını takip etmektedir. Kabataş-Büyükada arası yaklaşık 1 saat 50 dakika sürmektedir.

Eminönü’den Adalar’a Ulaşım

Eminönü’nden Turyol firmasının yolcu motorları ile 1 Saat 15 dakikada Adalar’a ulaşabilirsiniz. Turyol firması sadece Büyükada, Heybeliada ve Kınalıadaya sefer düzenlemektedir. Turyol firmasının sefer sıklığı ve varlığı mevsime göre farklılık gösterse de Şehir Hatları’nın tarifeli vapurları yaz ve kış aylarında Eminönü-Adalar seferlerini düzenlemektedir. Eminönü’den kalkan Şehir Hatları vapurları ile yine Kabataş seferinde olduğu gibi Kadıköy, Kınalıada, Burgazada, Heybeliada ve Büyükada rotasını takip etmektedir. Eminönü-Büyükada arası yaklaşık 1 saat 50 dakika sürmektedir. Ayrıca Mavi Marmara ve Dentur firmaları da yine Eminönü-Adalar seferleri düzenlemektedir. Seferlerin sadece Eminönü-Büyükada-Heybeliada’yı kapsadığını hatırlatalım.

Beşiktaş’tan Adalar’a Ulaşım

Beşiktaş-Adalar seferleri Şehir Hatları vapurlarının yanı sıra  Mavi Marmara-Dentur ortaklığı ile yolcu motorları ile de hizmet vermektedir. Beşiktaş-Adalar yaz ve kış aylarında oldukça değişkenlik göstermektedir. Şehir Hatları vapurları yaz aylarında Beşiktaş-Heybeliada-Büyükada seferi ve Beşiktaş-Kınalıada-Burgazada seferi olarak iki ayrı rota izlese de kış aylarında sefer rotalarında değişiklikler görülebilir. Mavi Marmara-Dentur ortaklığı ile düzenlenen seferler ise sadece Beşiktaş-Heybeliada-Büyükada rotasını takip etmektedir. Beşiktaş-Adalar seferleri yaklaşık 1 saat 25 dakika sürmektedir.

Kadıköy’den Adalar’a Ulaşım

Kabataş-Adalar ve Eminönü-Adalar seferlerini yapan Şehir Hatları vapurlarının rotası dahilinde olan Kadıköy Adalar’a ulaşım için tercih edilebilecek bir diğer lokasyondur. Şehir Hatları vapurları ile Kadıköy-Kınalıada-Burgazada-Heybeliada-Büyükada rotasını izleyen Şehir Hatları vapurları ile Adalar’ın hepsini denizin muhteşem kokusu eşliğinde izleyebilirsiniz. Kadıköy-Adalar seferi yaklaşık olarak 1 saat 20 dakika sürmektedir. Şehir Hatları vapurları dışında Kadıköy-Adalar seferleri için tercih edilebilecek bir diğer firma Turyol’dur.  Turyol yolcu motorları ile sadece Büyükada, Heybeliada ve Kınalıada’ya ulaşım sağlanabilmektedir. 

Bakırköy’den Adalar’a Ulaşım

Bakırköy’den Adalar’a gitmek isteyen yolcuların Turyol firmasının yolcu motorlarını tercih etmesi gerekmektedir. Bakırköy’den sadece Büyükada ve Kınalıada’ya sefer düzenleyen Turyol’un seferleri yaz ve kış aylarında değişkenlik göstermektedir.

Büyükçekmece’den Adalar’a Ulaşım

Büyükçekmece-Büyükada seferleri Pazartesi günleri hariç haftanın diğer tüm günlerinde Turyol firması tarafından düzenlenmektedir. Sefer sadece yaz aylarında yapılmaktadır.

Adalar’a Ulaşım Ücretleri

Adalara Bostancı’dan ulaşım ücreti 2019 yılı İstanbul Kart ile, tam 5,20 ₺, öğrenci 2,60 ₺, indirimli 3,75 ₺’dir. Aylık abonmanlardan ise 3 geçiş hakkı ücret alınmaktadır. Hem Şehir Hatları, hem de Mavi Marmara firmasında İstanbul Kart geçerlidir. Mavi Marmara ile yolculuk yapacak yolcuların İstanbul Karta sahip olmaması durumunda iskele gişesinden 7 ₺ karşılığında tek geçişlik bilet alması gerekmektedir.

Adalara Kartal’dan ulaşım ücreti 2019 yılı İstanbul Kart ile yine Bostancı’dan olduğu gibi, tam 5,20 ₺, öğrenci 2,60 ₺, indirimli 3,75 ₺’dir. Aylık abonmanlardan ise 3 geçiş hakkı ücret alınmaktadır. Kartal’dan taşımacılık yapan Prenstur firmasında İstanbul Kart geçerlidir. Ziyaretçilerin İstanbul Kart’a sahip olmaması halinde iskele gişesinden 7 ₺ ücret ile tek geçişlik bilet alması gerekmektedir.

Kabataş’tan Büyükada ve Heybeliada’ya Mavi Marmara-Dentur yolcu motorları tercih edilecek ise bu seferlerde İstanbul Kart geçmemektedir. İskele gişesinden 10 ₺ karşılığında tek geçişlik bilet almanız gerekmektedir. Şehir Hatları vapurlarını tercih etmeniz durumunda İstanbul Kart geçerlidir ve ücretler tam 5,20 ₺, öğrenci 2,60 ₺, indirimli 3,75 ₺ olarak belirlenmiştir. Aylık abonman kullanan kişilerden ise 3 geçiş hakkı ücret alınmaktadır. 

Eminönü-Adalar seferlerinde Turyol firmasını tercih edecek yolcuların yolculuk öncesinde Turyol gişelerinden biletlerini almaları gerekmektedir zira İstanbul Kart bu seferlerde geçerli değildir. Eminönü-Adalar seferleri için Turyol firmasını talep ettiği ücret öğrenciler için 7,5 ₺, tam ise 10 ₺’dir. Eminönü-Adalar seferlerinde Şehir Hatları vapurlarını tercih edecek yolcular İstanbul Kart kullanabilmektedir. Şehir Hatları seferleri ile Eminönü-Adalar yolculuğunda İstanbul Kart kullanımında standart tarife olan tam 5,20 ₺, öğrenci 2,60 ₺, indirimli 3,75 ₺ ücret alınırken, aylık abonman kullanan kişilerden ise 3 geçiş hakkı ücret alınmaktadır. Mavi Marmara ve Dentur seferleri ise 10 ₺ olarak ücretlendirilmektedir.

Beşiktaş-Adalar seferlerinde Mavi Marmara-Dentur kişi başı 10 ₺, Şehir Hatları ise  tam 5,20 ₺, öğrenci 2,60 ₺, indirimli 3,75 ₺, aylık abonman 3 geçiş hakkı şeklinde ücretlendirmektedir.

Kadıköy-Adalar seferlerinde Turyol firmasını tercih edecek yolcuların öğrenciler için 7,5 ₺, tam 10 ₺ ücret ödemeleri gerekmektedir. Kadıköy-Adalar seferlerinde ise standart Adalar tarifesi uygulanmaktadır.

Bakırköy’den Adalar’a gitmek isteyen yolcuların Turyol yolcumotorlarını tercih etmesi ve bu yolculuk için öğrenciler 7,5 ₺, tam 10 ₺ ücret ödemelidir.

Büyükçekmece-Büyükada seferleri için ise öğrencilerden 18 ₺, tam 25 ₺ ücret talep edilmektedir.

ÖNERİ : Prens Adalarını ilk kez ziyaret edecek veya yeniden tanımak isteyen herkesin şehir hatları vapurlarını tercih etmesini öneriyoruz. İstanbul’un güzel, nostaljik ve konforlu vapurlarında çayınız eşliğinde Adaları izlemenin keyfini yolcu motorlarının kasvetli, sıkışık ve gürültülü ortamında tatmanız mümkün olmayacaktır. Ayrıca yolcu motorlarının “fahiş” ücretlerini de unutmamak gerekir… Yolcu motorları her ne kadar direkt seferleri ile yolculuğunuzu hızlı bir hale getirse de Adalar’ı ziyaret etmenin keyfinin her adaya küçük de olsa göz gezdirmek olduğunu unutmayın. Her adanın sahip olduğu farklı dokuyu vapurun yanaştığı iskeleden tatmak gününüzü daha renkli bir hale getirecektir. 

Adalarda hangi parti var?

Adalar 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçim  sonuçlarına göre Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından yönetilmektedir. Adalar Belediyesi’nin Belediye başkanı Erdem Gül’dür.

Adalar’da idari yönetimlerin kurulmasına Osmanlı İmparatorluğu dönemine karar verilmiştir. 1868 yılında, o dönemlerde modern belediyecilik yönetimine geçmek isteyen Osmanlı Devleti tarafından 7. Daire-i Belediye adı ile ilk belediyecilik faaliyetleri başlamıştır.

Meşrutiyetin ilanından sonra, 1908 yılında Nizam-ı Cedid kararları ile hayata geçmiş olan, Tanzimat ile birlikte doğrudan merkezi yönetime bağlı hale gelen, en az 3 en fazla 5 yıl görevde kalacak olan mutasarrıfların atandığı sisteme geçilmiştir. Meşrutiyetin ilanı ile birlikte Adalar’a ilk mutasarrıf olarak Emin Paşa atanmıştır. Prens Adaları 1984 yılına kadar İstanbul Belediyesi bünyesinde şube müdürlüğü olarak yönetilirken, bu tarihten sonra İstanbul Belediyesi bünyesinde bağımsız bir belediye haline getirilmiştir.

9 adadan oluşan Adalar ilçesinin tamamı “Adalar Belediyesi” olarak tek bir belediyeden oluşmaktadır. Adalar’ın yönetim birimlerinin hemen hepsi merkez olarak kabul edilen Büyükada’da yer almaktadır. Büyükada’da Nizam ve Maden Mahallesi olarak 2 muhtarlık; diğer adalarda ise kendi isimleri anılan (Heybeliada, Burgazada, Kınalıada) muhtarlıklar bulunmaktadır. Kaşıkadası, Sivriada, Yassıada ve Kaşıkadasında ise muhtarlık bulunmamaktadır. Sedef adası ise Büyükada Maden Mahallesi muhtarlığına bağlıdır.

Adalar’da 1984 yılında yapılan ilk yerel seçim ile birlikte yönetimde bulunan partilerin kronolojik sırası aşağıdaki gibidir:

  • 1984, Recep Koç, ANAP, %51,13
  • 1989, Recep Koç, ANAP, %40,73
  • 1994, Can Esen,   ANAP, %49,70
  • 2004, Coşkun Özden, ANAP, %54,45
  • 2009, Mustafa Farsakoğlu, CHP, %45,44
  • 2014, Atilla Aytaç, CHP, %50,10
  • 2019, Erdem Gül, CHP, %44,10

Adalarda Yaşanan Yangınlar

1870 yılı Haziran’ında meydana gelen yangında birçok ev yanmıştır. Daha sonraki yıllarda 1910’da çıkan yangında 65 ev, 1918’de çıkan yangında ise 100 ev yanmıştır. Bilinen bu eski yangınların dışında 2003 yılında Burgazada’da çıkan yangın Adalar’ın tarihinde önemli yer tutmaktadır.

Burgazada’nın en yüksek tepesi olan Bayrak Tepede 06.10.2003 günü saat 14.30 sıralarında çıkan yangın, saatteki hızı 52 kilometreyi bulan lodos nedeniyle hızlı bir şekilde neredeyse adanın her yerine yayılmıştır. Özellikle çam ağaçları ile çevrili ormanlarda etkisi hala görülebilen yangın, o sırada yerleşim yerlerine kadar ulaşmıştır. Yangın söndürme ekiplerinin yetersiz kalması ile helikopterle müdahele talebinde bulunulmasına karşın yangın söndürme helikopterlerinin Lapseki ilçesinde çıkan yangına gönderilmesi ve oradan diğer ilçelerdeki yangınlara kaydırılması ile Marmaris ve İzmir’den yetişen helikopterlerle Kayseri’den gelen söndürme uçağının havadan müdahalesi yangının söndürülmesinde etkili olmuştur. Diğer adalardan yangına müdahele için Burgazada ya vapur ve yolcu motorlarıyla giden yerli halk ve İsyanbulun çeşitli ilçelerinden getirilen itfaiye ekipleri de yangın söndürme çalışmalarına katılmıştır. Yangın aradan geçen 8 saatin sonunda kontrol altına alınsa da özellikle ormanlarda oluşan hasar çok büyük olmuştur. Oluşan hasarı sayılar ile ifade etmek gerekirse, 40 hektarlık orman alanı ile 11 ev yangından etkilenmiştir. Yangının oluşturduğu hasar hala gözle görülebilmektedir. Bu yangın sonrasında Burgazada için bir çok ağaç dikme kampanyası düzenlenmiştir.

Eczaneler

Hastane

Adalar İlçesinde hizmet veren bir devlet hastanesi bulunmaktadır. Bu hastane Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’dir ve Adaların merkezi olan Büyükada’da bulunmaktadır.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

6 Yorumlar

  1. Burgazada en keyif aldığım en sakin adalardan biri. Çocukluğumdan beri yaz aylarında bir kaç gün mutlaka gideeiz. Yangın sonrası güzelligi biraz bozulsa da sakinligi baki kaldı

    1. Merhabalar Ahmet Bey

      Yorumunuz için çok teşekkür ederiz. Yorumunuz, birçok kişiye rehber olacaktır. 🙂

      1. Mazhar Erten says:

        Adalar değince ilk akla gelen şey olan arabaların tamamen kaldırılmasını büyük ve düzeltilmesi zor bir hata olarak düşünüyorum. Aynen bütün İstanbul’da tramvayların 1962 de kaldırıldığı gibi.
        Elektrikli otobüslere karşı değilim. Ama at arabalarının rüstik ve tarihi varlığını yok etmek hiç doğru olmadı. Yeni elektrikli arabaların yanında, saýısı azaltılmış ve iyi kontrol edilmiş at arabalarının da kalması gerekirdi. Genç nesillere eksik bir miras bırakıyoruz.

  2. Yassıadaya imar izni cikaran ve adanın doğal güzelliklerini yerle bir eden zihniyeti onaylamıyorum. Tüm adalar bunca güzelliğe sahipken olacak iş değil.

    1. Merhabalar Emel Hanım

      Malesef Yassıada’ya yapılanlar için bizler de çok üzgünüz. Yorumunuz için çok teşekkür ederiz.

      1. Mazhar Erten says:

        Adalar değince ilk akla gelen şey olan arabaların tamamen kaldırılmasını büyük ve düzeltilmesi zor bir hata olarak düşünüyorum. Aynen bütün İstanbul’da tramvayların 1962 de kaldırıldığı gibi.
        Elektrikli otobüslere karşı değilim. Ama at arabalarının rüstik ve tarihi varlığını yok etmek hiç doğru olmadı. Yeni elektrikli arabaların yanında, saýısı azaltılmış ve iyi kontrol edilmiş at arabalarının da kalması gerekirdi. Genç nesillere eksik bir miras bırakıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir